Ahşap. İşlenmesi kolaydır, hafiftir, mukavimdir, ses, ısı ve elektrik yalıtımında mükemmel özelliklere sahiptir. Biyolojik bir madde olan ahşap, dış etkenlerle çeşitli bozulmalara uğrar. Ahşaba uygulanacak çeşitli koruma işlemleri onu bu dış etkilere karşı korur. Ahşabın birçok biyolojik düşmanı da var. Mantarlar bakteriler, böcekler ve termitler. Bunlardan bazıları ahşabın tamamen yok olmasına bazıları ise sadece görüntü bozukluklarına neden olur. Betonarme yapılar karbonnatlaşma sorunu ile, çelik yapılar korozyon sorunu ile karşı karşıyadır.
Ahşap güneşin etkisi ile rengi solar, grileşir. Rüzgâr ile taşınan toz toprak yüzeyini aşındırır ve aşırı olmadığı zaman hoş bir görüntü oluşur. Ancak bu eskime zamanla güneş ve yağmurun etkisi ile çatlamalara ve elyaf kaybına neden olabilir. Yüzeyde küf oluşabilir, çatlaklarda pislik birikir, çatlağın büyümesi ile içeriye su bile girebilir. Ahşabı bu tür bozulmalardan korumanın yolu yüzeyi bir yüzey koruyucu ile kaplamaktır; boya, vernik veya cila uygulanması gerekir. Ağacın iç kısmı, yani öz odunu ahşabı tahrip eden canlılara karşı doğal koruyucu maddeler içerir ve türüne göre az ya da çok bir doğal dayanıklılığa sahiptir.
Ahşabı tahrip eden canlıların yaşayıp gelişebilmesi için oksijen, ısı ve suya ihtiyaçları vardır. Bu nedenle ahşap kuru tutulursa (nem oranı %20'nin altında) çürüme belli bir ölçüde kontrol altına alınabilir. Gerçekten de dayanıksız bir ağaç türü olan, akça ağaçtan yapılmış tabutlar Mısır piramitlerinin kuru ve sıcak ortamında günümüze kadar sağlam kalabilmiştir. Eski Türk evlerinde saçakların geniş tutulmasının bir nedeni ahşap cepheyi yağmurun etkisinden korumaktır. Hizmet ömrü boyunca ahşap malzemeyi kuru tutmak çok zordur. Dışarıda kullanılan ahşap, yağışlar nedeniyle, bina içinde kullanılan ise hatalı su tesisatı, akan dam ve yoğunlaşma nedeniyle ıslanıp, rutubeti, çürüme ortamı için uygun bir düzeye kolayca gelebilir. Ahşabın kuru tutulduğunu varsaysak bile yaşayıp gelişmesi için gerekli suyu uzun mesafelerden taşıyan kuru çürüklük mantarlarının, termitlerin tahrip edici faaliyetlerini durduramayız. Ahşabı kuru tutmak için başvurulan yöntemlerden biri de yüzeyi su geçirmeyen bir tabaka ile örtmek yani boyamaktır. Ancak, ahşap çalıştığından boya tabakası kısa zamanda çatlar. Bu çatlaklardan giren su ahşap malzemeyi ıslatır ve daha da kötüsü, üzerindeki boya tabakasından dolayı buharlaşıp çıkamayarak mantarların gelişmesi için ideal bir ortamın oluşmasına neden olur. Dış cephede kullanılan ahşaba macun uygulanması ve su buharı geçirimsizliği yüksek boyaların kullanılması bu nedenle sakıncalıdır. Dış cephede ahşabın üzerine macun sürülmemeli ve nefes alan ahşap boyaları kullanılmalıdır.
ÖNEREBİLECEĞİMİZ HALEN ÜRETİMİNİ YAPTIĞIMIZ, FİRMAMIZA AİT ÜRÜNLER:
* ARF POLEX KİR VE CİLA SÖKÜCÜ (Kullandığınız cila türünü fiyat almadan önceden belirtin)
Dikkat.
* Yıllık olarak yapacağınız bakımlarda yapıların üzerindeki tozlar, küfler ve bakteriler, çok hafif nemli bir temizlik malzemesi ile alınmalıdır. Bu işlemleri çok sıcak saatlerde ve ıslak bir bezle yapmayın. Çünkü böyle bir durumda ahşapta çatlama ve çalışma meydana gelebilir. Ahşap yüzeyi nemli bez ile temizledikten sonra kuru bir bez ile kurutun.
* Ahşap malzeme sürekli olarak ortam havasına ve nem oranına göre hacim değiştirir. Odalar ne kadar güçlü ve uzun ısıtılırsa, ortam havası da aynı oranda kuruyacak ve malzeme parça aralarında daha geniş derzler oluşturacaktır. Geniş derzler de ahşabın içine kir veya su girmesini kolaylaştırarak ömrünü kısaltır. Derz genişlemesini azaltmak amacıyla radyatörlere su buharlaştırıcılar asılabilir veya ortama yeterli miktarda yeşil bitki konulabilir. Ahşap için %50 göreli nem ve 20C uygun bir atmosfer oluşturur. Bu koşulların mekânda oluşmasını sağlamak, genel sağlığa olduğu kadar ahşabın ömrüne de pozitif etki yapacaktır.
* Cilasız kullanılan ahşapta temizlik yaparken fazla su kullanılmamalı, sabun bazlı ahşap temizleyicilerden faydalanılmalıdır. Cilasız ahşap yüzeyler sudan çabuk etkilenerek şişer, çatlar ve bozulurlar. Temizlik yaparken mop veya bezin suyu alınmalı, yüzey temizlendikten sonra kurutulmalıdır. Temizlik anında mekânın havalandırılmasını, halı, paspas, döşeme ve benzerlerin kurutma işlemi yapıldıktan sonra yerlerine tekrar yerleştirilmesi tekniğe daha uygun olur.
* Cam cila, suyu geçirmediğinden dolayı, suya karşı dirençli ve daha uzun ömürlü ahşap yüzeyler sağlarlar, fakat asit ve alkali temizlik maddelerinden etkilenirler. u tür cilalı yüzeyler, ahşap temizleyici ve cila bakım maddeleriyle temizlenebilirler.
* Ahşabın yerle temas etmemesini sağlayın.
* Çalışmayan ahşap pencereler ve şişmiş kapılar zamanında bir müdahale ile bir marangoz tarafından tamir ettirin.
* Eğer yer döşemelerinde açılmalar varsa, ahşabın biçimine uygun olan dolgu macunlarıyla kapattırıp, böcek ve bakteri oluşması önleyin.
* Ahşap yer döşemesi için cila olarak sağlık açısından daha pahalı olsalarda su bazlı cilalar kullanılmalıdır. Su bazlı cilalar ahşaba yılda bir kez uygulanabilir.
* Dayanıklı ve sert cilalar, aşınmaya karşı direnç sahibi oldukları için zemin ahşaplarında tercih edilebilir.
* Ahşabın nefes almasını sağlayan, suyu emmesini engelleyen, çatlamayan, esnek, uzun ömürlü ve dökülmeyen boyalar tercih etmelisiniz.
* Son yüzyılda gelişen kimya endüstrisi olağanüstü özelliklere sahip yeni boyalar, vernikler, poliüretanlar, epoksiler... üretmiştir. Parke zemini üzerine uygulanacak bir ürünü seçerken aşınmaya karşı dayanıklılığı, dış cephede kullanılacak bir ürünü seçerken ise elastikliği, güneşe dayanıklılığı gibi özelliklerin aranması gerekir. Ahşabın, doğrudan suyla temas halinde olduğu dış cephelerde sıvı suyun geçişine karşı koyan ancak buhar halindeki suyun dışarı doğru çıkışına izin veren mikrogözenekli boyalar kullanılmalıdır.
* Tıpkı insanlarda olduğu gibi, ağacın da kendini rahat hissettiği bir denge nemi düzeyi vardır. Ahşap döşeme için en uygun ortam şartları %30 - %50 arasındaki bağıl nem ile 15°C - 30°C ısıdır.








